Haritayla Tarih Eğitimi
Bu yazıya Atatürk'ü, tarih haritası başında görüntüleyen bir fotoğraf esin kaynağı olmuştur. Pek çok konu alanı uzmanı tarafından, bu fotoğraftaki haritanın varlığı değil, fakat içeriği; haklı olarak, Türk tarih tezi ve Türklerin göç yolları açısından incelenmişti. Bu fotoğrafa bir tarih eğitimcisi gözüyle bakıldığında ise; fotoğraf tek başına, Atatürk tarafından bir tarih dersi aracı olarak haritanın önemsenmesinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Atatürk gibi, Şemsi Efendi Mektebinde öğrenim görmüş olan general Galip Pasinler, Şemsi Efendi'nin derste harita ve küre kullandığını vurgulamıştı. Üstelik, Şemsi Efendi kullandığı öğretim yöntemlerine o kadar çok güvenmektedir ki ilkokul öğrencisini, ortaokul öğrencisi ile aynı sınavda yarıştırabilmekteydi. Bu konuda Galip Pasinler şöyle demektedir:
" Bir gün Şemsi Efendi, benimde içinde bulunduğum 5-6 öğrenciyi yanına aldı. Rüştiye Okulu'na götürdü. Orada bizi rüştiye öğrencileri ile imtihana soktular. Bize gazete okuttular. Rüştiyeliler bizim kadar okuyamadılar. Duvarda bir harita asılı idi. Onlar bu haritayı bizim kadar okuyamadılar. Velhasıl biz onlardan üstün çıktık. " (Mert, 1991:339).
Bu başarı dönemin Rumeli adlı Selanik gazetesinde haber konusu bile olmuştu. Atatürk'ün harita kullanma alışkanlığının tohumlarını, usul-u cedid yöntemini takip eden Şemsi Efendi'nin attığı söylenebilir. Atatürk'ün haritaya aşinalığı askeri okullarda da gelişmiştir. Atatürk'ün tarih öğretiminde bir araç olarak haritayı önemsemesi ve kullanması tavrı, günümüz Tarih öğretmenleri için oldukça öğreticidir.