| Akkoyunlular |
|
|
| Yazar nazif | ||||
|
Akkoyunluların
soyu, Oğuz Hana kadar uzanmaktadır. Eski Oğuzların Bayındır boyunun bir oymağı
oldukları da söylenmektedir. Bundan dolayı da Akkoyunlu Hanedanı
"Bayındır" veya "Bayındırıyye" adları ile anılır.
Bayraklarında koyun ambleminin olması, Karakoyunlular gibi, bunların da Orta
Asya'da mühim roller oynayan Kon (Koyun) ilinden geldikleri ihtimalini
kuvvetlendirmektedir.
Güneydoğu Anadolu'da bağımsız yaşayan Akkoyunluların gerçek kurucusu, Tur Ali Beyin torunu Kara Yülük Osman Beydir. Kara Yülük Osman ilk zamanlar Kadı Burhaneddin'in hizmetinde bulundu. Ancak araları bozulduğu için yanından ayrıldı. Kendisini yok etmeye çalışan Kadı Burhaneddin'i bir gece baskını sonunda öldürttü. Bir ara Memlûklerin hizmetinde de bulunan Karayülük Osman, 1400 yılında Osmanlılara karşı Timur'un yanında yer aldı. Doğu Anadolu Bölgesi'ni ele geçirmek isteyen Kara Yülük Osman, Timur'un Anadolu seferine kuvvetleriyle katılarak yardımda bulundu. Timur kendisine yapılan bu askerî yardıma karşılık Malatya ve Diyarbakır'ı ikta olarak ona verdi. Bu topraklar devletin kuruluşu için temel oluşturdu. Ankara Savaşı'nda (1402) Timur'u destekleyen Karayülük Osman Bey bu savaştan sonra Diyarbakır'da Akkoyunlu Devleti'ni kurdu (1403). Timur Devleti'ne vergi ödeyen Karayülük Osman Bey Memlûklerle iyi ilişkiler içinde olmayı tercih etti. Karakoyunlularla ise sürekli savaştı. Karakoyunlu hükümdarı İsfendiyar Bey’le yaptığı bir savaşı kaybetti ve öldürüldü. (1435). Akkoyunluların Güçlenmesi b.Uzun Hasan Bey dönemi Kara Yülük Osman Beyden sonra veliaht olan oğlu Ali Bey hükümdar olduysa da, ülkedeki kardeşler arasındaki iç karışıklık devam etti. Bu mücadeleyi kazanan Uzun Hasan Diyarbakır'ı alarak tahta geçti (1453). İç karışıklıkları önleyen Uzun Hasan, devleti yeniden teşkilâtlandırdı. Irak ve Horasan topraklarını ele geçirerek komşuları Dulkadiroğullan ve Gürcistan üzerine yaptığı seferlerle onları baskı altına aldı ve Gürcüleri vergiye bağladı. Devletin başkenti önce Diyarbakır (Âmid)'dı. Karakoyunluları ortadan kaldıran Uzun Hasan, Eyyubîlerin Hasankeyf’teki hâkimiyetine son verdi. Timur’un torunlarından Ebu Said’i yenerek Timurluları da kendisine bağladı. Devletin başkentini Diyarbakır'dan Tebriz'e taşıdı. Ülke sınırlan doğuda Horasan'a, batıda Fırat'a, kuzeyde Kafkaslara, güneyde Umman denizine kadar genişledi. Uzun Hasan Osmanlılara karşı Trabzon Rum Devleti, Venedikler ve Karamanoğullan ile ittifak kurmaya çalıştı. Akkoyunlular bu dönemde Osmanlıların önemli bir rakibi hâline geldi. c.Akkoyunlu - Osmanlı mücadelesi ve Otlukbeli Savaşı (1473) Akkoyunlular ve Osmanlılar, XV. yüzyılın ikinci yarısında dönemin iki büyük devleti hâline geldiler. Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in Uzun Hasan'la iş birliği içinde olan Trabzon'daki Rum Pontus Devleti'ni ortadan kaldırması (1461), iki ülke ilişkilerini gerginleştirdi. Bu gerginliği artıran diğer bir olay da 1472 yılındaki Osmanlı-Karamanoğullan çatışmasında Uzun Hasan’ın Karaman oğullarını desteklemesiydi. İzledikleri dış politika ile bölgede tek başına hâkimiyet kurmaya çalışan bu iki devlet, sonunda karşı karşıya geldiler. Uzun Hasan ile yapılacak bir savaşı kaçınılmaz gören Fatih Sultan Mehmet, ordusuyla Akkoyunlular üzerine yürüdü. İki ordu Tercan yakınlarındaki Otlukbeli'nde karşı karşıya geldi (11 Ağustos 1473). Çok şiddetli geçen savaşta iki taraf da ağır kayıplar verdi. Uzun Hasan'ın bu savaşı kaybetmesi sonucu, Doğu Anadolu toprakları Osmanlıların eline geçti. d.Akkoyunlu Devleti’nin Yıkılışı Akkoyunlu Devleti Otlukbeli Savaşı'ndan sonra zayıflamaya başladı. Çeşitli Türkmen boylan ve aşiretleri, Akkoyunlu Devleti'nden koptu. Uzun Hasan'ın 1478'de ölümü ile ülkede şehzadeler arası taht kavgaları başladı. Duruma hâkim olan Yakup Bey tahta geçti. Yakup Bey, ülke içindeki taht kavgalarını fırsat bilen Gürcülerin saldırılarını durdurdu. Onun ölümünden sonraki karışıklıklar sırasında sık sık hükümdar değişiklikleri oldu. Bu durum ülkenin parçalanmasına neden oldu. Türkmen soyundan olan Safevî Hükümdarı Şah İsmail, Akkoyunlu hanedanı ile olan akrabalığını ileri sürerek ülke topraklarında hak iddia etti. 1502 yılında da bu devlete son verdi. Akkoyunlu Devleti yıkıldıktan sonra, bu devletin ileri gelenleri Osmanlı devletine katılarak önemli hizmetlerde bulundular. Ayrıca, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun Türkleşmesinde Akkoyunlu Türkmenlerinin önemli katkıları oldu. Kültür ve Medeniyet Devlet Yönetimi Ülke, hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı. Hükümdar olma konusunda, bütün Türk devletlerinde olduğu gibi, belli bir kural yoktu. Akkoyunlu ailesine mensup şehzadelerden biri, diğerlerine başkan olur, uluğ bey veya han unvanı alırdı. Hükümdarın ölümünde, genellikle hükümdarın vasiyet ettiği şehzade tahta çıkarsa da, bunu kabul etmeyenler, isyan eder ve iç savaş çıkarırlardı. Sonuçta, mücadeleyi kazanan hükümdar olur ve hâkimiyetinin bir sembolü olarak kendi adına para bastırırdı . Akkoyunlu Devleti'nin diğer birçok Türk devletleri gibi çabuk yıkılmasının sebeplerinden biri de saltanat konusunun belli bir kurala bağlanmamış olmasıdır. Devlet işleri, Divan'da görüşülür ve karara bağlanırdı. Divan başkanına "Sahib-i Divan" denir; yanında "sahip" adını taşıyan vezirler ile kazasker ve "pervaneci" bulunurdu. Ülke, yönetim bakımından illere ayrılırdı. Her ilin başında Akkoyunlu soyundan gelen bir vali bulunurdu. Ordu Akkoyunlu ordusu, hükümdarın hassa askerleri ile hükümdara bağlı olan bov beylerinin askerlerinden meydana gelirdi. Hassa askerleri, daimî ve aylıklı idiler. Uzun Hasan, orduyu yeniden düzenlerken Osmanlı ordu teşkilâtını örnek almıştı. Kültürel Faaliyetler Akkoyunlular, özellikle üzün Hasan zamanında, ülkede ilim ve fennin yayılmasına önem verdiler. Irak, İran, Maveraünnehir ve Türkistan'ın âlim, şair ve ediplerini ülkelerine davet ettiler. Ünlü matematikçi Ali Kuşçu da uzun süre üzün Hasan'ın yanında bulunmuş, yine onun tarafından elçi olarak İstanbul’a gönderilmişti. Uzun Hasan, Diyarbakır, Tebriz, Harput ve Mardin gibi merkezlerde cami ve medreseler yaptırdı. Diyarbakır'da Aynî Minare Camii, Şeyh Muattar Camii Nebî Camii ve Medresesi, Safa (İparlı) Camii, Mardin'de Akkoyunlu Camii' Sultan Kasım Medresesi, Sultan Hamza ve Cihangir türbeleri, Bitlis'teki Erriir Bayındır Kümbeti, günümüze kadar gelen Akkoyunlu mimarî eserleridir. özetle; 1. Moğolların egemenliğinin Anadolu’da azalması üzerine, Diyarbakır çevresinde bulunan Bayındır, Döğer ve Bayat gibi Oğuz boylarının birleşmesiyle kurulmuştu. 2. Devletin kurucusu Kara Yülük Osman’dır. 3. Akkoyunluların en güçlü hükümdarı Uzun Hasan’dır. Uzun Hasan; Karakoyunlu ve Hasankeyf Eyyubi Devletini ortadan kaldırdı. Osmanlı Devletine karşı Karaman beyliğini savunması ve Venediklilerle antlaşma yapması üzerine iki devlet karşı karşıya geldi. Fatih ile Uzun Hasan arasında yapılan Otlukbeli savaşı (1473) sonucu Akkoyunlular yenildiklerinden zayıfladılar. 4. Safeviler tarafından yıkılmışlardı. alıntıdır.
Görüntüleme sayısı: 173
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Kürşad ve Kırk Çeri | |
| Diğer Yazıları |
| Malazgirt Savaşı Üzerine | |
Malazgirt Savaşının sonucu hakkında yazılan bilgi not... |
|
| Diğer Yazıları |